kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2015 Pazartesi

BİR BAYANLA NASIL KONUŞULUR

     Her erkek ideal bir bayan seçiminde dikkat ettiği önemli noktalardan biri, kadının dış görünüşüdür. Çünkü erkekler ilişki konularında bayanlar kadar ruhsal değil fiziksel bir yaklaşıma  önem verirler. Bundan dolayı güzel kızları elde etmek için bir çok çaba sarf etseler de; elde etmek yerine, kendilerini rezil etmek dışında çok bir beceri kazandıkları söylenemez. Peki, güzel bir bayanı elde etmek ne kadar zordu? Ve ya bir güzel bayanı elde etmenin kolay yolları nelerdi?

    Erkeklerin gözlerinde ilişkinin en büyük yükü onların üzerine olduğu düşünülüyor. Yemeğe çıkar, hediye al, sürpriz yap vs vs. Bu konulardan dolayı bütün erkekler ya ilişkilerden çabuk bıkarlar, ya da kusursuz denilebilecek kızı elde etmek için uğraşırlar. Bunun sebebi, bu kadar uğraşının çok güzel bir bayana değebileceğini, kısaca göz zevkini doldurabileceğine inandığını kadına sarf etmeyi tercih etmelerinden dolayıdır. Peki, bir güzel kadını elde etmenin kolay yolu neydi?


Kural 1: Hak etmen için fark etmen lazım!
Bir bayan olağanüstü bir güzelliği varsa, çevresini çok küçük görebilir ve inanılmaz sürprizlere kanabilir. Bunun sebebi, sürekli hayatına girmeye çalışan erkekler ya çok ucuzdur ya da çok çabuk paçayı ele vermiştir. Bu yüzden güzel bir bayana yaklaşırken onun güzelliğinden de güzel bir şeye sahip olduğunu hissettirmelisiniz. Ona dair olan ufak tefek özellikleri fark etmeli ve bunları bir hazine bulmuş gibi gözünün önüne sermelisin. Kısaca güzelliğini değil özelliğini göster.

Kural 2: Sıradan olma efsane ol!

     Baktın ki bu kızda iş yok, Allah bi fizik vermiş gerisini koyvermişse sende güzelliğindeki esrarengiz olayları bul. Mesela kızın karşısına geçip "zeytin gözlüm, selvi boylum, al yazmalım." demek yerine "Sende bir şey var, çözemiyorum." Demeyi dene. Kısaca göster ama... fark ettirme ;) çünkü güzel kadınlar sürekli güzel olduklarını duyduklarından dolayı sıra dışı olan erkekleri beğenirler. E sende sıradan olma, efsane ol!

Son kural 3: Sen değil, ben ve sen(BİZ)

    Bir kadın güzel ise kesinlikle egoisttir. Çünkü bu güzellik ona diğer kızlardan daha farklı bir şey kattırdığını sanar, ki öyledir de. Her kızın eski sevgilisinin yeni sevgilisi hakkında ilk sorduğu şey "benden güzel mi?" ve ya pişti olduğu bir kızla karşılaşınca "onda mı daha güzel bende mi?" Gibi sözler söz konusudur. Kadınlar aralarında hep güzel olma rekabetinden dolayı güzel kadınlar daima havalı olur. Bu da "herkesi elde edebilirim, çorap değiştirir gibi sevgili değiştirebilirim." Mantığını ona yatıştırır. Bu yüzden konuşmaya çalıştığınız kızı özel ilgi alanlarıyla şımartmak, kızın gözüne gireceğim derken onu dünyanın merkezi yapmak yerine, kendi varlığınızı göz önünde bulundurmaya ve "ne olursan ol dünyada senden bir tane yok." Simgesini vermelisin ki kıymete binesin.

    Kurallar bu kadar basit aslında. Bir kadın güzel ya da çirkin olsun istediği tek şey sadık bir erkektir. Eğer gözlerinizi Adriana Lima aramaktan, hayallerinizi Angelina Jolie ile süslemekten vazgeçerseniz, en azından yalnız kalmazsın :)


5 Mayıs 2014 Pazartesi

ANNELER GÜNÜ ÇEKİLİŞİ ''SONSE AKSESUAR''

INSTAGRAM hesabı üzerinden takip ettiğim, güzel ürünlerini paylaştığım, kendime ciciler aldığım ''SONSE AKSESUAR'' çekiliş başlatmış. 

Anneler Günü' ne özel bu çekilişte, hep birlikte katılalım, şansımızı arttıralım.

Sonse Aksesuar'ın sahibesi, çok şirin, harika bir bayan.

Kendisinin de, Anneler Günü' nü buradan kutluyorum :)


Güzel ve birbirinden cici çantalar ve aksesuarlarıyla, fiyatlarının uygunluğuyla ve de kapıda ödeme sistemiyle, harika fırsatları ayağımıza getirdi.
Ve böyle bir çekilişi başlattığı için teşekkür ediyorum.

http://instagram.com/sonseaksesuar















30 Nisan 2014 Çarşamba

SİGARAYA DEVAM

    Annem bana ne zaman "yapma" dese, yapardım. İnat diyebilirsiniz, klasik kadın milleti diyebilirsiniz, belki ama karşımdaki insan bana ne zaman olumsuz bir şekilde yaklaşsa, benim onu tam tersi olarak yapasım geliyor.

Gitme, derseniz giderim. 
Yapma, derseniz yaparım.
Alma, derseniz alırım.
Soba sıcaktır, dokunma! demişti bir keresinde. Kolumu yaktığımda öğrendim sıcak olduğunu.

Bu seçenekleri de çoğaltabilirim aslında. Çünkü ben bir insanım.

Efkar basar, dertlenirim, yakarım bir sigara.
Sinirlerim tepeme çıkar, yakarım bir sigara.
Filler tepemde taklalar atar, yakarım bir sigara.
Mutluluktan, keyiften her daim yakarım bir sigara.
Hele çay-kahve ile yakar yakar durumum sigaramı.

O masada alkol varsa, kaç tane içerim sayamam.


    Sevgilim gibi, hatta ondan bile daha önemli aslında. O bile her daim yanımda olamıyor maalesef.
Cebimde son param kalmıştır, almışım bir paket sigara.
Param kalmamıştır, demişimdir bakkala; ''abi, yaz tahtaya, al haftaya.''
En sevdiğim ayakkabımı bile almak için uzun zaman beklemişimdir.
Elbiselerimi saymıyorum bile.
Dışarı çıksam bile, cebimdeki para bellidir. Sigara param hep ayrıdır. 
Sabah onu hissetmeden başlayamam güne.
Dudaklarımda hissedeceğim önce, sonra parmaklarımın arasında, sonra ağzımdan dışarıya çıkan ciğerlerimin gülüşünü izlemek..

Evet. Sigara içmenin keyfi paha biçilemez.

Sabah kalkarsınız, bütün gece rüyanızda çamur yemiş gibi, tat vardır ağzınızda. O tat hiç bir şeye değişilmez.

Sevgiliniz sigara kullanmıyorsa, kül tablası yalamış gibi olur, sizinle öpüşürken. Siz ise, öpüşmenin zevkini yaşarsınız.

En pahalı parfümü kullanırsınız ama ne fayda güzelim sigaramın kokusu o kadar etkilidir ki! Parfümün markası farketmez. Boşuna para vermeyin canım.

Kafeler de sigara içilmiyorsa, kapının önünde donarsınız ya da insanların o sinir bozucu bakışlarına maruz kaldığınız her an, bir tane daha içmek istersiniz.

Hiç tanımadığınız insanlarla, sigaradan dolayı arkadaş olabilirsiniz. 

"Sigaranızı yakabilir miyim?" diyerek, bir bayanın sigarası yakabilir ve firsattan istifade tanışabilirsiniz. Büyük aşklar ateşle başlar...

Sigaranın borcu olmaz, para gibi değildir o. Kimden sigara isteseniz, sizi reddetme olasılığı çok düşüktür.

Kumbara fonunuz yoktur, çünkü paralar ancak ay sonunu getirir.

Ebeveynler, çocuklarını gözlerinden terbiye ederler. Çünkü ne yaparsanız, ne gösterirseniz çocuklar onu öğrenirler. Ve siz sigara içerken, o yavru da bunun iyi bir şey olduğunu bilir. Siz, '' sakın içme, sağlığa zararlı'' nutukları çekmeyin, komik duruma düşüyorsunuz.

Ve işte gördüğünüz üzere, sigara paketlerinin üzerindeki siyah ciğerler bize ait değildir, iktidarsızlık sorunu çeken biz değilizdir ve serumlarla beraber, ağzımız da oksijen ile yatan biz değilizdir.

Ayağımız, kolumuz, bacağımız kesilmemiştir. Boğazımıza takılan cihazla konuşmak zorunda kalmamışızdır.

Sigara içen biz olduğumuz halde, doğan bebeğimizin etkilenmesi, sakat kalma olasılığı..

Bunların hiçbirinin sigara ile alakası yoktur.

Lütfen devam edelim.

Sigara sağlığa faydalıdır. 

Nasıl olsa bir gün hepimiz yatağımız da öleceğiz, ne gerek var  ki; hastanelerde acılar içinde yaşamaya!

İnternette bulduğum görseller.. Buyrunuz sizde bir göz atın :)







22 Nisan 2014 Salı

FARKLI DÜNYANIN İNSANLARIYIZ


Hayatınıza yeni birisi girer, tanışırsınız, konuşursunuz. Beraber vakit geçirip, güzel anlar yaşarsınız. Mutlusunuz, hayatın tadına varıyorsunuzdur. Özlem, sevgi, mutluluk, heyecan hepsi bir arada yaşanır..
Sonra bir an gelir ve size derki;
 
''BİZ FARKLI DÜNYANIN İNSANIYIZ''

 Kalakalırsınız. Evet Kadınlar Venüs' ten, Erkekler ise Mars' tan gelmişlerdir dünyaya.
Aynı dili konuşmanız, aynı duyguları payla
şmanız yeterli değildir. O sizi, kendine yakıştıramıyordur işin aslı. Bahanesi ise bellidir.

 ''Bağlanma demiştim'' ben sana diyerek bir kez daha hayal kırıklığına uğratır. Sanki duygularınızı kontrol edebilirmişsiniz gibi. O sadece sizinle gönül eğlendirmek istemiştir ve sizde inanmışsınızdır. Ne de olsa Kavun değildir, koklayamazsınız!
Bağlanma derler birde. Sakın bana aşık olma!
 
Sanki bunlar, duygularımıza emir vererek hissedilir.
Sakın aşık olma!
Sakın bağlanma!
Sakın sevme!
Ya ne güzel söylemesi değil mi? Hatta ne kadar kolay Ben emrediyorum ve duygularım buna uyum sağlıyor.
Bunu sev!
Bunu sevme!
 
Bir kadın duygularına hitap edebiliyorsa, işte o kadından korkun!
Çünkü sizi parmağında oynatabilecek zekaya sahiptir. Sizden sıkıldığı an, onu mutlu edemediğiniz an gözünüzün yaşına bakmaz. Kendinizi kapı önünde bulursunuz.
Ben bayılıyorum bu tarz kadınlara. Kadınların üzerinde egemenlik kurmayı seven, burnu havada olan tiplere en güzel cezayı veren kadın tipleri.
İdolümsünüz.. 
Erkek milleti hiç bir şeyi haketmiyor. ''Nankör'' sıfatını kedilere değil, erkeklere daha çok yakışıyor. 
Sevecen, dürüst, güzel, alımlı, bakımlı olmanız yetmiyor. Yatakta iyi olmanız da onları tatmin etmiyor, güzel öpmeniz de.
Çünkü onları hiç bir zaman mutlu edemiyorsunuz, gözleri hep dışarıda!
 
 
 
 

12 Mart 2014 Çarşamba

SAĞLIKLI BESLENME ZAMANI

     Biz bayanların mutlaka vermek istediği kiloları vardır. 2 kilo da olsa o gidecektir. Bu zayıflama hevesi de neyin nesiyse artık.. Tamam benimde vermeye çalıştığım bir kaç kilom var ama veremiyorum. Sanırım vermek istemiyorum.. Söylensem de, kıyafetlerimin içine girmeye zorlansam da, ayvadan biraz büyük göbeğim olsa da, mutluyum, barışığım ben kendimle..




(Yalan, kendini kandırma Esra)

    Masa başı iş yaptığım için, hava soğuk olduğundan hareket alanım kısıtlandığı için, tatlı delisi olduğumdan, kışın kilo veremiyorum. Genellikle de oturan yerlerimde ve göbeğimde birikimler oluyor. :(

    Suç içsem yarıyor diyemeyeceğim, çünkü atıştırmalıklar yüzünden kilo alıyorum. Genetik bir armut vücut yapısı olunca da, biraz kilo almak ve boy uzunluğuyla alakalı olarak da, neyse yani kilo vermek zorunda mıyım canım.. 

Evet!

    Zaten çikolata yediğim için, onun içindeki yağlar direk popo da toplanıyormuş. Bunu öğrendiğimden beri daha çok yer oldum sanırım. Ya da her yediğimde aklıma gelmesinden kaynaklanıyor.

   ''Hiç boğazın boş durmuyor Esra'' diyenlere sadece gülücük atıyorum ve onlarla da paylaşıyorum. Kilolar paylaşılınca güzel :) 




    Pazartesi diyete başlarız. Biz klasik Türk kadınıyız :)
Sendrom, stres, trafiktir derken öğleden sonra ruhumuzu satarız. Neyse deriz, bugünlük böyle oldu, yarına devam ederim. Yarın da mutlaka bir doğum günü vardır, pasta kesilir, çarşamba iş arkadaşınız kek-börek getirmiştir, perşembe annemiz en sevdiğimız ve en kalorili yemeği yapmıştır. Ve hafta bitmiş, diyet yalan olmuştur.




    Ben diyete başlayınca çok daha fazla acıkıyorum. Normalde yemediğim, aklımda olmayan şeyleri canım istiyor. Ne perhiz ne lahana turşusu. Aş eriyorum sanki. Aman Allahım.. Ekmek arası sucuk yiyen biri olmadığım halde, canım nasıl çekti anlatamam size. Dayanamadım akşam eve gidince yapıp yedim. Tabi ki; yedikten sonra hem mutluluk hazzı, hem de pişmanlık.. İki duyguyu bir arada yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu benim gibi olanlar çok iyi anlar.
Ve şuan da karar verdim.. Diyet yapmayacağım, ''Sağlıklı'' besleneceğim. Doğal olarak da beynim, sürekli açlık hormonu salgılayamayacak. Ve diyete yani sağlıklı beslenmeye başlamanın günü olmasa da, uzmanlara kulak veriyorum ve çarşamba günü haftanın ortası yani bugün başlıyorum.

    Sabah düzenli bir kahvaltı, öğlen sağlıklı yemekler akşam da hafif atıştırmalıklar. Öyle gün içerisinde abur-cubur atıştırmak da yok. Elma, havuç ve biraz ceviz-badem-fındık yiyebilirim. Yeşil çay içmeye devam ediyorum ve bol su içmeyi de bırakmıyorum.




     Siz de hazırsanız, ''Sağlıklı Beslenme'' ye başlayalım :)

10 Mart 2014 Pazartesi

BUGÜN NE GİYSEM!

Dolabımız da kaç çeşit kıyafetimiz olursa olsun, kaç tane ayakkabımız olsa da, mutlaka bir taneye daha ihtiyacımız vardır. İndirim sloganı, bizim gülümseme, mutluluk sebebimizdir.
İndirimden aldım bunu, normalde 100 TL ama ben 20 TL ödedim. Yaşasın 80 TL kardayım. 
Gördünüz mü? Küçücük şeylerden mutlu oluyoruz biz bayanlar.

Doğum günü, düğün, nişan, eğlence ise bitmeyen etkinliklerdir ve başımızın ağrımasına sebep olur. Ne giyeceğim ben yaaaa :(

Halbuki dolapta yığınla kıyafet var.
Asıl sorun şu: ben bunu geçen sefer düğünde giydim. Fotoğrafları da çektirdim, sosyal medyaya da ekledim.
Heh şimdi bunu bir daha giyemem ki! Bütün herkescikler gördü.





Hayır yani, ben sıradan bir vatandaşım. Zümrüt Taşkıran, Bihter Ziyagil miyim?
Hem sahneye de çıkmıyorum ki!
Çevremde dolaşıp duran kameralar da yok!
Günün, haftanın rükuşu da seçilemem.
Bu kıyafeti geçen hafta da giymişti, sloganına sebebiyet veremem.

Ah bu sosyal medya maymuna çevirdi vallahi bizi. Sanki her gün işe giderken, bir giydiğimizi bir daha giymiyoruz. Aldığımız maaşı da her daim kıyafetlere yatırıp, aç kalıyoruz. Biz aslında boşuna çalışıyoruz.

Belki arkadaşlarınızla aynı bedene sahip olup, değişim yapabiliyorsanız, çok şanslısınız. Duble pişti oldunuz :)




Eskiden insanlar ne kadar rahatlarmış. Bir kıyafeti kirlenene kadar giyerlermiş. Çok fazla kıyafetleri, ''bugün ne giysem'' dertleri de yokmuş. Şimdi bir kıyafeti iki gün üst üste giysen, baykuş gibi bakarlar, ya da biz öyle algılarız.
Günümüz şartları bizi mahvetti. Sosyal medya bizi bu hale getirdi.

İşimiz zor kızlar vallahi işimiz zor.
Sihirli Annem dizisindeki Betüş gibi olsak keşke ya da Selena.
Hiç derdimiz kalmasa :)




5 Mart 2014 Çarşamba

KADINLAR ERKEKLER - İLİŞKİLER ÇELİŞKİLER

    Bu aralar konsere gitme hevesim var. Biletix de, nerede ne var ne yok araştırması içerisindeyim. Gözüme takıldı, bir tiyatro oyunu. ''Kadınlar Erkekler, İlişkiler Çelişkiler''. İsmi zaten 10-0 önde benim için. İnternetten girip araştırdım oyunu, muhteşem. Mutlaka gitmeliyim. Oyun bugün olduğu için sadece gişeden alabiliyormuşuz biletleri. Ortaköy Afife Jale Tiyatrosunu aradım. Bu oyun için bilet almak istediğimi söyledim. Bayan, ''bugün Kaan (Erkam) beyin isteği üzerine  Kadınlar günü dolayısıyla, bayanlara ücretsiz''  dedi. Ooooo süpermiş dedim ve hemen rezervasyon yaptırdım.


     Oyunun başlamasına dakikalar kala, salon dolu. Biz de merakla bekliyoruz tabi. Kızları kandırıp, götürdüm, beğenmezlerse canıma okuyacaklar.  

    Orhan Gencebay şarkısı eşliğinde, Kaan bey sahneye çıktı. Bu müziği beğenmedi, tekrar gitti ve geri döndü hepimizi selamladı. İnanılmaz bir şekilde pozitif enerji yayıyordu, gülümsemesiyle, duruşuyla hepimizi etkilemişti. Oyunun başlamasıyla, kahkahalarımız da başladı. Bittiğinde ise; ağzımız kulaklarımıza varmış, hala replikleri tekrar ediyorduk. (Ayşecik,cik cik cik, Fatmacık cık cık cık :) ) Bu arada oğlu Hakan ise, elinde gitarıyla oyunun müziği ile ilgileniyordu. Baba-oğul sahnede..

Bir babanın, oğluna ''kadınlar'' ile ilgili verdiği bilgilerden, oyunun adından da anlaşılacağı üzere kadınlardan-erkeklerden, ilişkilerden-çelişkilerden, tüyolardan oluşan oyunda, bizim ve eminim ki; oyunu izlemeye gelen herkesin karnına ağrılar girmiştir gülmekten.

Dünyayı gezdim, Türk kadınından daha iyisini görmedim derken, cümleye ekledi. ''Erkekler, yalan söyleyebilecekleri kadınları tercih ederler.''

Günümüzde kadınların, semtlere göre değişiklik gösterdiğinden, klonlandığından, geleneksel Türk düğünlerinden, kızların aile yapısından bahsetti. Düğünlerde atılan göbeklerin ise, vazgeçilmez olduğundan. Bir kız göbek atan erkekten nasıl hoşlanabilirdi ki!
''Kızım 12 den önce evde ol demek; 12' ye kadar kime veriyorsan ver, 12' den sonra evde ol'' demekmiş :)
''Kız arkadaşınızın yanındaki, kendisinden az gerekli diğer kız arkadaş, sizden hiç bir zaman hoşlanmayacaktır.'' 

İlk buluşmada yemememiz gereken şeyler vardır.. Onlar hakkında da konuştuk. Hele bir erkek içtiği bira sayısından daha fazla tuvalete gider ama bir bayan oturduğu yerden hiç kalkmaz. Ne de olsa orkidler bir damacana su çekiyor. 

Gelelim burçlara.. Espriler havada uçuşuyor, biz ise kahkaha komasında. Bu bölümle ilgili sadece kendi burcumu paylaşmak istiyorum. İkizler kadını; 6. hissi kuvvetli, acayip blöf yapan, olmayanı bulma huyu olan, bitmeyen bir soru sorma mekanizması sahip, gevezeliği yüzünden ödül almış olan bu burç, sevişirken konuşan tek kadınmış. :)))))

İki perdeden oluşan bu oyunu biz çok sevdik,  sansürsüz olmasını, ince esprilerini, cana yakınlığını.. 
Tek kişilik gösteri yapmak zordur ve bu adam muhteşemdi.
Ben buraya yazıyorum ve şiddetle gitmenizi tavsiye ediyorum. 



Kadınlar neden gitar çalan erkekleri sever?
Diğer burçların kadınları nasıldır?
Kıskanç kadınların özellikleri nelerdir?
İkinci perde nasıldı?
Kadınlar nasıl tavlanır?
Erkeklerin amacı nedir?
İlişki-çelişki durumları nasıldır?

Tüm sorularınızın cevabı bu oyunda.