İlişkiler; olmazsa olmaz, olursa sorunlu, varlığı da yokluğu ayrı bir yükümlülük olan, sürdürmesi emek kadar, istikrar da isteyen bir süreç. Ya siyah ya beyaz olmuyor malesef, grileri de benimsiyoruz, benimsemek zorunda kalıyoruz.
Geçen gün neredeyse 50-60 yaşlarında bir çift gördüm bankta oturan. Elele tutuşmuşlar ve birbirlerinin gözlerinin içine aşkla bakıyorlar. Tatlı bir sohbet ediyorlardı aralarında, birbirlerine gülümsüyorlar, adeta kur yapıyorlardı. Aman Allahım nasıl hoşuma gitti, nasıl imrendim. O yaşa gelmişler, kim bilir neler yaşamışlardır ama birbirlerine bağlılıkları beni derinden etkiledi. Vaktim olsaydı gidip konuşacaktım onlarla. Bir daha görürsem mutlaka konuşacağım. Büyük aşklarının sihrini öğreneceğim.
İlk günkü heyecanda kalmak mümkün müydü?
İlk günkü gibi sevmek!
İlk onu gördüğünde göz bebeklerinin büyümesi, sonra devam eder miydi?
Onu görmek için can attığın zaman dilimi!
Onsuz yapamadığın akşamlar!
Tamam aradan zaman geçince her şey değişiyor. Hayat şartları, maddi sıkıntılar, sorunlar, hastalıklar derken; biz değişiyoruz, o değişiyor. Aşk bitiyor ya sevgi?
İlişki dönemi bambaşka bir heyecan kaplıyor her yanımızı. Kaçamaklar, özlemler, hediyeler, sürprizler.. Şımarıklığımız tavan yapıyor. ''Benim de artık bir sevgilim var'' sırıtışı ise yüzümüzde beliriyor..
Sözleniyoruz, nişanlanıyoruz, evliliğe doğru adımlar atılmaya başlanıyor.
Aileler işin içinde, çevre, akrabalar derken; hop birden afallamaya başlıyoruz. Stres, endişe, korku derken değişim başlıyor.
Evleniyoruz, aynı evin içindeyiz. Monoton bir hayatımız başladı. Hani bu evden izin alıp, akşam çıkmaları, vakit sınırlaması olmayan süreçler, özgürlük yolundaki mücadeleler. Artık bir sorun yok. Çünkü sürekli beraberiz.
Zaman akıp gidiyor, gidilecek yerler, görülecekler, yapılacaklar bitiyor. Evde bir eksiklik var düşünncesiyle ve hop çocuk yapıyoruz. Aman ne güzel bir şey. Eve eğlence, huzur, mutluluk neşe kaynağı geldi.
Kadınlar için hayat artık çocuktan ibaret. Sevgili eşler, ikinci plandasınız üzgünüm.
Çocuk ağlıyor, çocuk hasta, çocuk yemiyor, çocuk, çocuk, çocuk.
Tamam elbette o sizinde çocuğunuz, öyle değil mi? Eşiniz tek başına dünyaya getirmedi :)
Sonuç olarak erkekler, bu monotonluktan sıkılmaya başlıyorlar.
Eve gidiyorlar, eşi çocukla ilgileniyor, çocuktan arta kalan zamanda temizlik, bulaşık durumları.
Dışarı çıkma durumları zorlaşıyor, baş başa kalmak imkansızlaşıyor, eğlence deseniz yok gibi. Zaten evlendim, çocuğum da var ve ben bir anneyim edasıyla gelsin kilolar. Ne giyinin, ne kuşanın, ne süslenin.
Sevişmeler bile zevk vermiyor, sadece bir amaç uğruna.
Sonra adamın hayatın 2.kadın giriveriyor işte böylelikle.
eş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Nisan 2014 Pazartesi
NEDEN ALDATILIRIZ?
16 Nisan 2014 Çarşamba
KIYAFETİME KARIŞMA
Belli bir yaşa geliyorsunuz, kendinize yakıştırdıklarınız, yakıştırmadıklarınız var. Seçim sizin. İstediğiniz almakta özgürsünüz, hür iradenizle karar veriyorsunuz. Mini şortlar, v yakalı tshirtler, etekler, taytlar giyiyorsunuz. Sonra hayatınıza giren, girmeye çalışan adam; size karışmaya başlıyor.
- Bu etek kısa değil mi?
- Bu bluz çok mu açık ne?
Falan derken, hopp beyinde sinyaller yanıyor. Ya sen benimle tanışmadan önceki halim neyse, şu anda da ben oyum. Yok efendim olur mu hiç? O yoktu ama artık var ve bu ona bize karışılması hakkını veriyormuş gibi davranır. Sizi sevebiliriz, saygı duyabiliriz. Ama bizlerinde bir birey olduğunu unutmayın diyorum. Çocuk değiliz yani biz.
Erkeklerin, bizim onlara saygı göstermemizi isterken unuttukları bir şey daha var ki; bize saygı gösterememeleri. Bir kadın, teşhir etmek için giyinmez, o kendine yakışanı giyer. Onu iyi hissettirecek, mutluluk verecek, aynadaki yansımasında gülücükler saçacak kıyafetleri sever. Tatil de, klasik takım elbise giyilmeyeceğini, iş yerine mini şortla gidilmeyeceğini iyi bilir.
Dışarı çıktığınızda da, sizin hoşunuza gitmeyecek bir kıyafet varsa, bakışlarınızla rencide edecek şekilde davranmamalısınız. Eğer siz akıllıysanız, oyunu kuralına göre oynarsınız.. Bilmem anlatabildim mi?
Yanınızdaki bayan, sizin kız arkadaşınızdır. Ona kim bakıyor, diyerek çevreyi süzerek keyfinizi kaçırmak yerine, o benim ''kadınım'' ve ''benim yanımda'' diye düşünerek anın tadını çıkartabilirsiniz.
Erkeklerin aklı genelde, bir bayan açık giyiniyorsa; ''ben bunu götürürüm'' düşüncesine sahiptir. Bu konu da ki düşüncem ise; ailede nasıl yetiştiği ile alakalıdır.
Ve siz bayanlar, ''erkek arkadaşım beni kıskanıyor, beni seviyor'' düşüncesine kapılmayın lütfen. Onlar sadece EGOlarını tatmin etme derdindeler.. Onlar sadece egemenliğin onlarda olduğu düşüncesindeler.
Bu konu uzar gider ama bence bu kadar yeter!
- Bu etek kısa değil mi?
- Bu bluz çok mu açık ne?
Falan derken, hopp beyinde sinyaller yanıyor. Ya sen benimle tanışmadan önceki halim neyse, şu anda da ben oyum. Yok efendim olur mu hiç? O yoktu ama artık var ve bu ona bize karışılması hakkını veriyormuş gibi davranır. Sizi sevebiliriz, saygı duyabiliriz. Ama bizlerinde bir birey olduğunu unutmayın diyorum. Çocuk değiliz yani biz.
Erkeklerin, bizim onlara saygı göstermemizi isterken unuttukları bir şey daha var ki; bize saygı gösterememeleri. Bir kadın, teşhir etmek için giyinmez, o kendine yakışanı giyer. Onu iyi hissettirecek, mutluluk verecek, aynadaki yansımasında gülücükler saçacak kıyafetleri sever. Tatil de, klasik takım elbise giyilmeyeceğini, iş yerine mini şortla gidilmeyeceğini iyi bilir.
Dışarı çıktığınızda da, sizin hoşunuza gitmeyecek bir kıyafet varsa, bakışlarınızla rencide edecek şekilde davranmamalısınız. Eğer siz akıllıysanız, oyunu kuralına göre oynarsınız.. Bilmem anlatabildim mi?
Yanınızdaki bayan, sizin kız arkadaşınızdır. Ona kim bakıyor, diyerek çevreyi süzerek keyfinizi kaçırmak yerine, o benim ''kadınım'' ve ''benim yanımda'' diye düşünerek anın tadını çıkartabilirsiniz.
Erkeklerin aklı genelde, bir bayan açık giyiniyorsa; ''ben bunu götürürüm'' düşüncesine sahiptir. Bu konu da ki düşüncem ise; ailede nasıl yetiştiği ile alakalıdır.
Ve siz bayanlar, ''erkek arkadaşım beni kıskanıyor, beni seviyor'' düşüncesine kapılmayın lütfen. Onlar sadece EGOlarını tatmin etme derdindeler.. Onlar sadece egemenliğin onlarda olduğu düşüncesindeler.
Bu konu uzar gider ama bence bu kadar yeter!
Kıyafetleriniz kadın olduğunuzu gösterecek kadar dar,
hanım olduğunuzu gösterecek kadar gevşek olmalı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
